Yeni Normal

Yeni Normal

Çin'de Aralık ayında başlayan Korona Virüsü tüm dünyayı kısa süre içinde etkisi altına aldı ve global çaplı bir kriz yarattı. Ülkemize Mart ayının ortalarında gelen Korona Salgınıyla her ne kadar en geç karşılaşan ülkelerden biri olsak da sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak hazır değildik. Salgının başlamasıyla beraber pek çok insan #evdekal mottosuyla evlerine çekildi, sosyal hayat durdu ve ekonomik olarak zorlanmalar bu süreçte başladı. Yaklaşık bir aydır hayatımızda olan normalleşme adımlarıyla beraber yeni normal'imizi kurmaya çalışıyoruz.

Pek çok insan salgın döneminde virüs korkusuyla, gelecek kaygısıyla, ekonomik problemlerle, sosyal kaygılarla ve evde olup kendi kendine kalmakla yüz yüze geldi. Korku, temel duygularımızdan biri olup vücudu alarm durumuna geçirerek mevcut duruma karşı hayatta kalma şansını arttıran bir mekanizmadır. Organizmadaki stres-rahatlama döngüsü ilk uyarılmadan itibaren yaklaşık 40 dakika sürmektedir. Stres anında vücudumuz fizyolojik olarak alarm durumuna geçer ve tüm sinir hücreleri uyarılır. Bu uyarılma ilk başta harekete geçmemizi sağlayacak adrenalini ardından da kortizol salınımını başlatır. Bedenimiz, tehlike anı geçtikten sonra vücudun rahatlama mekanizması devreye sokarak fizyolojik alarm durumunu bitirir ve normal duygusal dengeli hale gelmemizi sağlar.

Korona Süreci Eski Normalimizi Nasıl Değiştirdi?

Şimdi yukarıdaki paragrafı bir de Korona süreci için yeniden düşünelim. Normalde 40 dakika sürmesi gereken panik evresini farklı kaygı ve korkularla birlikte 3 aydan uzun bir süredir yaşıyoruz. Bunun sonucunda artık anlık stres döngümüz değil süreğen stres döngümüz var ve bedenimizde alarm durumunu sabit tutan, kortizol hormonu yükselmiş durumda. Kortizolün etkisiyle bedenimiz sürekli gergin, uyku düzenimiz şaşmış, kaygı ve korkularımız sürekli zihnimizde, elimiz kolumuz bağlı şekilde evimizde oturuyoruz. Eski normalimizde kaygımıza iyi gelen sevilen aktiviteler ve sosyal bağlar ise sosyal mesafe nedeniyle bizlerden çok çok uzaklarda.

Korona ile Yaşamayı Öğrenmemiz Gerekiyor

Mevcut durumda salgının bitişinden oldukça uzak durumdayız, global olarak ekonomik sorunlar baş göstermekte; pek çok insan bu sorundan dolayı ya gelecek kaygısı yaşamakta ya da mevcut durumda virüsle yüzleşme kaygısı yaşamakta. Virüs korkusu ve ekonomik krizin ortasında kaldığımız bu stresli dönemde insanlar arada sıkıştı, ancak artık harekete geçme vakti. Korona, her ne kadar kabul etmek istemesek de hayatımızın bir parçası ve onunla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Bunun için psikolojik olarak bir eylem planına ihtiyacımız var:

  1. Önce sağlık:

    Güvenilir kaynaklardan doğrudan olarak virüsten korunma yollarını öğrenmeli ve bulaş riskini en aza indirmek için önlemlerimizi almalıyız. İnsanın iyi oluşu için temel şart fiziksel olarak olabildiğinde iyi olmasıdır. Unutmayın, önlemlerimiz kadar güçlüyüz.

  2. Kaygı kaynaklarımızı gözden geçirmek:

    Bu süreçte sizi kaygılandıran sebeplerle yüzleşmek, onları topluca görebilmek için düşünce kayıt çizelgesi tutabilir ve sizi olumsuz duygulara sevk eden sorunlarınızı topluca görebilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre pek çok kişi geleceğin belirsiz olmasından, hastalıkla yüzleşmekten, sevdiklerinin zarar görmesinden, rutin aktivitelerini yapamamaktan yakınmaktadır. Hastalıkla ilgili endişeleri fiziksel olarak korunmayla en aza indirmek mümkünken, geleceğin belirsiz olması sürekli zihnimizde olmaya devam edecektir. Psikologların yaptıkları bir araştırmaya göre, insanların başlarına kötü bir şey geldiğinde buna olumsuz tepki verme dereceleri başlarına olumsuz bir şey gelecek düşüncesine verdikleri tepkiden çok daha azdır. Yarının sorununu bugünden yaşamayın, yapabiliyorsanız kötü senaryoya bugünden alternatif bir plan oluşturun.

  3. Yeni rutinler edinmek:

    Güven, insanın en çok ihtiyaç duyduğu ilk duygularındandır. Bebeklerde ilk altı ay içerisinde gelişmeye başlayan bu duygu hayat boyu bizim en temel ruhsal ihtiyaçlarımızdandır. Yeni normalimizde güvende hissetmek için bir rutini tekrarlamak güven hissimizi pekiştirerek ruhsal dengemizi korumamıza yardımcı olacaktır. Rutinimizi oluştururken hem günlük yapılması gerekenleri hem de günlük stresi dönüştürecek aktiviteleri planlamak iyi oluşumuza olumlu katkı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, kaygınızı yükselten eylemleri yapmaktan vazgeçmek ya da azaltmak da ruhsal sağlığınıza katkıda bulunacaktır. Sürekli haberleri izlemek ve günlük vaka sayılarını günün büyük bölümünde takip etmek sizin kaygı seviyenizi arttırmaktan başka bir anlam taşımaz. Günlük haberleri takip etmek için kendinize bir zaman dilimi belirleyin ve bu zamanın dışında size iyi gelen aktivitelerle ilgilenin.

  4. Sorunları konuşmak:

    Tüm dünyayı etkisi altına alan bu çapta global bir kriz dünya tarihinde daha önce hiç görülmedi. Dolayısıyla düşüncelerinizde, sorunlarınızda ve duygularınızda yalnız değilsiniz. Yeni sosyalleşme yolları edinmek, sorunlarınızı konuşmak başkalarının sorunlarıyla nasıl baş ettiğini öğrenmek sizin sorunlarınızı çözmenizde yardımcı olacaktır.

  5. Yardım edin:

    Yardım etmek, stres seviyesini düşüren bir eylemdir. Evrimsel olarak, canlılar ancak kendileri alarm seviyesinde değilken diğerkam olabildikleri için süreğen stresinizi azaltmak için başkalarına yardım edebilirsiniz. Aynı zamanda başkalarına yardım etmek karantina döneminde zayıflayan sosyal bağlarınızı da güçlendirecektir. Bu zihninize, "sen başkasına yardım edecek kadar güvendesin ve panik yapmana gerek yok" mesajı iletecektir. Ekonomik olarak yardım etmeye durumunuz elverişli değilse, zamanınızı ve emeğinizi ortaya koyarak yardım etmeniz mümkün.

İnsanların genellikle en büyük korkuları ölüme dairdir. Mevcut durumda ciddi bir ölüm tehlikesiyle karşı karşıyayken korkularınızın ve kaygılarınızın olması son derece normaldir. Her ne yöne bakarsanız salgından, negatif şeylerden bahseden kimseleri görüyor olabilirsiniz, bu durumda kaygılarınız azalmak yerine artıyor ve kötü alışkanlıklar edinerek anlık stresinizden kurtulmaya çalışıyor olabilirsiniz. Ancak unutmayın ki bu alışkanlıklar kısa sürede sizin kaygılarınızı yatıştırsa da uzun vadede sağlığınız için oldukça zararlı maddelerdir. Eğer iyi oluşunuzu kendi başınıza sağlayamıyor ya da yukarıdaki planları hayatınıza geçirmekte zorluk yaşıyorsanız yüz yüze terapi ya da online terapi destek alabilirsiniz.